Oyun İncelemeleri

oyun indir, oyun tanıtımları, oyun çözümleri, yeni çıkacak oyunlar, yeni çıkan oyunlar

Hakkında

PC,PlayStation 3,Xbox360,Wii için güncel haberleri, oyun incelemeleri,ön incelemeleri,hileleri,tam çözümleri ve çıkış tarihleri bulabilirsiniz. Ayrıca donanım bölümünde oyunculara özel donanım ürünlerinin incelemelerini ve haberlerini bulabilir,okuyabilirsiniz. Oyunlar için crack ve serial bulunmamaktadır.

Favori Oyunum

Crysis türk yapımı bir oyun ve her türlü grafik,ses bakımından muhteşem bir oyun...

oyun incelemeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyun incelemeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Army of Two

Electronic Arts, oyun dünyasının bir numaralı oyun firmasıdır. Ancak her ne kadar en iyi firma olsa da genelde bir konu bulup onu sömürme politikası izler. Büyük başarı gösteren stüdyolar çok kısa bir süre içerisinde Electronic Arts bünyesine katılır ve EA için, onun istediği oyunları üretmeye başlar. Genel olarak başarı yakalayan firmayı satın alıp başarıyı kendine pay edinen bu firma, yapım aşamasında olan Army of Two ile firma politikasını oldukça değiştirecek gibi.
Ertelenmelerin de sonu geldi

Yayıncı firmaların en büyük korkuları, dağıtacakları oyunun belirledikleri süre içerisinde yapımcı tarafından bitirilmemiş olmasıdır. Eğer planlar yapıldıysa, raporlar hazırsa o oyun mecburen o dönemde çıkmak zorundadır. Bu yüzden birçok hatalı doğmuş oyunun dağıtıcılığını yapmıştır Electronic Arts. Ancak Army of Two için şirket içerisinde büyük bir torpil var. İki kere ertelenen oyunun kusursuz olması için Electronic Arts elinden geleni ardına koymuyor. Oyun severlerin yanı sıra tüm oyun dünyası tarafından büyük bir merakla beklenen Army of Two’nun Mart ayında çıkacağı kesinleşti. Peki nedir bu oyunu bu kadar büyük kılan şey?

Army of Two, adından da anlaşılabileceği gibi iki kişinin etrafında geçiyor. Silah arkadaşlığının yanı sıra gündelik hayatlarında da çok iyi dost olan Tyson Rios ve Eliot Salem’in kurşungeçirmez yelekleri, son model silahları ve düşmana korku salan maskeleriyle olan maceralarına ortak olacağız. Army of Two’yu özel kılan şey ne muhteşem grafikler ne de süpersonik bir hikaye. Oyunun en önemli özelliği, getirdiği oynanış sistemi. Army of Two, bu iki dostun asla kopmayacak ilişkisini ekran başındaki oyuncuya yaşatmaya çalışacak. Oyunu ister tek kişi ister de co-op olarak iki kişi oynayabileceksiniz. Army of Two’nun yapılış amacı ve tavsiye ettiği oynanış biçimi kesinlikle co-op modunda oynamanız. Ancak ikinci gamepad’im yok ne yapalım diyorsanız üzülmeyin. Merakla beklenmesini sağlayan taraf da işte tam burada devreye giriyor.

Sen git, ben arkandayım koçum

Tek kişilik oyunu oynarken yalnızlık hissine asla kapılmayacaksınız. Çünkü takım arkadaşınız her daim sizinle iletişim içinde olacak ve üstün yapay zekasıyla sanki onu yönlendiren bir insan olduğu fikrine kapılmanızı sağlayacak. İletişim içinde olacak sözünün ucunun biraz açık olduğunun farkındayım. Biraz daha açayım isterseniz. Takım arkadaşınız, yaptığınız her doğru veya yanlış harekete göre bir tepki verecek. Bu tepkiler gerek fiziksel gerek de kelimelerle olacak. Örneğin takım arkadaşınız ateş ederken önüne geçip siz ateş etmeye başlarsanız önünde durduğunuza dair sizi uyaracak. Eğer aldırış etmezseniz farklı bir sözle tekrar uyaracak. Yine aldırış etmezseniz bu sefer yerini değiştirecek. Ancak bu küçük olayla kurtulduğunuzu sanmayın sakın. Yaptığınız her ters hareketiniz, birbirinizi dinlememeniz, sizi birbirinize karşı küstürecek. Böylece zor bir anda emir verdiğinizde takım arkadaşınız ona uymayabilecek. Yine aynı şekilde takım arkadaşınız, düşman dolu bir bölgeye girdiğinizde sizin stilinizi inceleyecek. Bu stili hafızasına kazıyacak ve bir sonraki bölgede sizin her zaman sağ tarafa gittiğinizi bildiği için sol tarafı kendisi alacak! İşte Army of Two’yu da bu bir adım öne taşıyacak.
Bekleme Puanı:10
Yapımcı:
Electronic Arts
Yayıncı:
Electronic Arts
Çıkış Tarihi:
4 Mart 2008
Sistem Gereksinimleri:
Xbox 360 ve PlayStation 3

Devamını okuyun...>>

Dead Space

İnsanoğlu bildiğiniz gibi sürekli olarak sömüren bir yaratık olmuştur. Bütün insanlık tarihi boyunca bu böyle kalmıştır. Hala sömürüyoruz. Peki bu sömürmenin bir sonu olmayacak mı? Olacak. Yeryüzünde sömürecek bir şey kalmayınca olacak. O zamanda diğer gezegenleri sömürmeye başlarız… Tıpkı Dead Space’de olduğu gibi.

Ben uzay mühendisi olacağım amca
Giriş bölümünü yaklaşık olarak 20 kere silip tekrar yazdıktan sonra, oyunun hikayesi ile asıl konuya değinmeye başlayabilirim. Oyunda Isaac Clarke adındaki genç ve idealist (!) bir uzay mühendisini yönlendireceğiz. Dünyamızın yeraltı ve yer üstü kaynakları tamamen bitmiş durumdadır. Küçükken bu madenlerin tükeneceğini kestiren Isaac, geleceğin mesleği olarak gördüğü uzay mühendisliği bölümünü okumuştur. Her neyse, bir şirkette işe başlamıştır ve büyük madem gemileri yönetmektedir. Uzay mühendisi ünvanı ile yapıyor bunu. Her neyse, Planet Cracker adındaki gemi teknik bir arıza nedeniyle hasar görmüştür. Tabii bu hasar için hemen Isaac’i gönderirler oraya. Isaac çok para düşkünü biridir ve bu iş ona ekstraya geleceği için daha fazla para kazanmak amaçlı olarak hemen kalkar arızalı gemiye gider. Gemiye ayak bastığında ilginç bir his vardır içinde ve 6. hissi o kadar kuvvetlidir ki beklediği şeyler olur. Gemi yabancılar (alien) tarafından istila edilmiştir. Bu gemi onun için bir sınav olacaktır ve yaşama savaşı verecektir.

Hiç korku komasına girdiniz mi?

Oyunumuz tamamen hayatta kalmak üzerine olacağı için sürekli olarak av konumunda olacağız. Bir uzay gemisi düşünün, içinde yaşayan tek insan sizsiniz ve ne olduğunu bile tam olarak bilmediğiniz canavarlardan kaçmaya çalışıyorsunuz. Oyunun videolarını izlediğimizde atmosferin harika olduğunu görüyoruz. Her an bir yerden bir canavar çıkabiliyor. Hatta öyle ki Medusa’nın kafasındaki yılanlara benzeyen yaratıklar tarafından bacağınızın kapıldığı olabiliyor. Videoda gördüğümüz gibi bu durumdan bile silah yardımı ile kurtulabileceğiz. “Bundan bile kurtuluyorsak, bizi ne öldürebilir” demeyin! Videonun dışında görmediğimiz birbirinden değişik yaratıklar olacak. Baş tasarımcı Glem Schofield’ın söylediğine göre Dead Space, Doom 3’ün bile rahatlıkla geride bırakabilecek korku sahnelerine de sahip olacak. Hatta iddia ettiğine göre, bizi korku komasına sokacakmış. Doom 3’ün dışında oyunun ana ilham kaynağı Resident Evil ve Silent Hill serileriymiş. Zaten yaratık modellemelerine baktığımızda Resident Evil’dan direkt olarak esinlenildiğini de görüyoruz.

Koşarken attığını vuran var mı aranızda?

Oyunun diğer ekstralarına değinmek gerekirse, silahlar oyunda önemli bir yer tutacak. Dağ gibi canavarlara karşı yakın dövüş denemek biraz ahmakça olur herhalde, o yüzden elimize bir silah vermişler onu idareli bir şekilde kullanarak ilerleyeceğiz. Bunun yanında hayatta kalmak ana amaç olduğu için oyuna başladığımız maksimum can ile oyunu bitirmemize imkân yok. Bunun için belirli bölgelerdeki “Med Kit” adı verilen sağlık paketlerini kullanacağız. Oyunumuzun oldukça gerçeğe yakın bir oynanışı da olacağından bahsediyor baş tasarımcı Glem Schofield. Bunu da şöyle bir örnekleme ile açıklamış; “Gerçek hayatta koşarken silah kullanabilen birini söyleyin, bizde oyuna koşerken silah kullanabilme özelliği koyalım”. Evet, böyle diyor. Bu söyleme karşılık bende şöyle bir şey söylüyorum: “Battal Gazi, Kara Murat ve Tarkan’ın at üstünde giderken nasıl ok attığını bilmiyorsun galiba”. Ona böyle bir cevap verdiğimde, güldü ve şöyle dedi: “Onlar sadece Yeşilçam filmlerinde olur”. Bende sesimi çıkarmadım. Kendi bildiği gibi yapsın :) .

Son olarak

Konu iyice dağılmadan devam etmekte yarar var. Oyunumuz Unreal Engine 3 kullanılarak hazırlanıyor. Unreal Engine’in neler yapabildiğini Unreal Tournament 3 ve Gears of War’dan biliyoruz. Bakalım EA’in elinden bu motor ile neler çıkacak.

Oyun 2008 yılının son çeyreğinde piyasada olacak. 2008’de dikkat ettiyseniz, birçok hayatta kalma tabanlı oyun piyasada olacak. Left 4 Dead ve Alone in the Dark 5’te diğer hayatta kalma tabanlı oyunlar. Left 4 Dead’in multiplayer modu da olacak bildiğiniz gibi fakat Dead Space’te böyle bir durum yok. Single player modunda takılacağız. Dead Space, PC, Xbox 360 ve Playstation 3 platformları için hazırlanıyor. Son olarak oyunun web sitesine de bir göz atmanızı öneririm. Oyunun atmosferine uygun, harika bir web sitesi yapmışlar. Gezip görmenizi tavsiye ediyorum (ea.com/deadspace).
Bekleme Puanı:8
Yapımcı:
Electronic Arts
Yayıncı:
Electronic Arts
Çıkış Tarihi:
2008'in Son Çeyreği
Sistem:
PC, Xbox 360 ve PlayStation 3

Devamını okuyun...>>

Alan Wake

Remedy’nin Max Payne serisini devam ettirmeme kararırın ardından yapımınına başlanılan ve 3 yıldır yapımı süren Alan Wake bu yıl çıkıyor. Yazdığım yazıların giriş bölümlerini oldum olası sevmediğim için; lafı da uzatmak istemiyorum ve direkt olarak hikâyeye geçiyorum.

Rüya göremiyorum… Neden?


Alan Wake, geçimini yazarlık yaparak sağlayan bir kişidir. Sürekli olarak korku kitapları yazmaktadır. Bu yazarlık işinden çok para kaldırmıştır. Yazdığı kitaplarda anlattığı şeyler, rüyasında gördüğü dehşet verici olaylardır. Bu rüyaları, yeni nişanlandığı sevgilisi ile uyurken görebilmektedir. Yani nişanlısı, Alan’ın ilham perisi durumundadır. Bu peri yok olursa ne olacağını hepimiz biliyoruz. Tabii ki rüya göremeyen ruhsuz bir adam olacaktır Alan. Aslında buraya kadar her şey istenildiği gibi fakat biraz düşününce mantıksız geliyor. Rüyalar gerçek hayatta yaşadıklarımızın yansımaları (bilinçaltı olayı) olduğu için, rüyaların nişanlısı sayesinde gelmesi olayı biraz yanlış oluyor. Her neyse, süper güç diyip geçiyoruz. Alan’ın nişanlısı bir sabah aniden yok olmuştur. Alan onu ne kadar aradıysa da tabii ki bulamaz. Gazetelere kayıp ilanı bile vermesine rağmen, nişanlısı bir türlü bulunamaz. Tek başına kalmıştır. Rüyaları bile onu terk etmiştir adeta. Kendine başka bir sevgili bulmayı bile denemiştir fakat eli yüzü düzgün bir adam olmadığı için kendini beğenen birini bulamaz. Tam bu sırada, gribal enfeksiyon nedeni ile hastaneye gider ve burada bir hemşire ile karşılaşır. Bu hemşire kaybolan nişanlısı çok benzemektedir fakat o değildir. O hemşireyi görünce, ona aşık olur ve rüyalarına tekrar kavuşur. Rüya geldi, aşk bitti ayaklarına yatmadan bu hemşireyle de çıkarlar ama işler yolunda gitmez. Alan’ın rüyaları yine eskisi gibi yüksek dozda dehşet içermektedir fakat bu rüyalar kimi zaman ona gerçek hayatta oluyormuş hissi vermektedir. İşte tam bu noktada oyunumuz başlar… Alan’ın hayatındaki bu gizemli şeyleri çözmek bizim elimize verilir.

GTA kırması mı acaba?

Oyun serbest bir yapıya sahip olacak. O yüzden oyun büyük bir şehir olan Pride Falls’da geçiyor. Bu şehirde istediğimiz gibi gezebileceğiz. Görevleri de ne zaman istiyorsak o zaman yapacağız. Şehri tabanlara kuvvet mantığı ile gezmeyeceğiz, arabalar ve motorlar da kullanabileceğiz. Fakat bu araba ve motorları nereden bulacağımız henüz bilinmiyor. Ünlü bir yazar olduğumuz için çalmak hoş olmayacağı için büyük bir ihtimal kendi araba veya motorumuzu kullanacağız bana göre. Oyunda gece gündüz olgusu da olacak. Anlattıklarımdan, “oyun GTA kırması” sonucunu çıkartabilirsiniz fakat tam olarak öyle değil aslında. Çünkü bu oyun biraz daha senaryoya bağlı ve tamamen dehşet odaklı bir oyun değil. Bir oyunun arkasında Rockstar yoksa kan ve dehşette yoktur. Bu yıllardır böyle. Her neyse; oyunun diğer bir özelliği de Half Life 2’deki kadar başarılı bir çevre etkileşimi olacak olması. Tabii bunu şuan için doğrulayamıyoruz çünkü henüz bu konuda gösterilen bir video falan yok. Onu oyun çıkınca anlayacağız artık.

Fenerin pili bitti, şimdi ne olacak?

Oyunumuzda kullanacağımız silahlara deyinecek olursak, yapımcının söylediğine göre en güçlü silahımız elimizdeki yarım doluluktaki pillere sahip fener olacak. Yapımcı, “Bu fener çoğu şeye ışık tutacak, bu fener çok önemlidir” falan tarzında hafif saçmalamayla beraber açıklamalarda bulunmuş. Oyunumuzun macera yönünün de kuvvetli olması, bu fener olayını destekliyor aslında. Bazı gizemli şeyleri bu fener sayesinde çözebilecekmişiz… Elimizde bulunan diğer silah ise biraz eski ama sağlam bir tabanca. Şuan modelini söyleyemeyeceğim ama Magnum diye tabir ettiğimiz tabancalara benziyor.

Son söz

Sanırım anlatacaklarım bu kadar. Oyunun yapımına 2005’te başlanıldı ve yaklaşık olarak 3 yıldır devam ediliyor. Oyun DirectX10 teknolojisi ile geliştiriliyor ve tabii ki Vista işletim sisteminde çalışacak. Oyunun yayıncısı Microsoft olduğu için kaçınılmaz olarak Xbox360’a da çıkacak oyun. Şuan için net bir çıkış tarihi açıklanmasa da oyun bu yıl içerisinde çıkacak (Benden duymuş olmayın ama çıkış tarihi Ekim 2008 – Yusuf Canpolat). Zaten bildiğim kadarıyla iki kere ertelenmişti çıkış tarihi, bu kez ertelenmez diye umut ediyorum.
Bekleme Puanı:8
Yapımcı:
Remedy Entertainment
Yayıncı:
Microsoft
Çıkış Tarihi:
2008
Sistem:
PC ve Xbox 360

Devamını okuyun...>>